Ramazan Gültaş, yapiyatirim.com için yazdı:
Yol medeniyetmiş…
O medeniyet Bursa’ya pek uğramıyor ne yazık ki.
Ülkenin en büyük illerinden bir tanesi Bursa, bilmeyen yok.
Gel gör ki herkesin dilinde olan “Bursa, Ankara’dan hakkı olan desteği bir türlü alamıyor” söylemi, her gün iyiden iyiye kendini belli etmeye başlıyor.
Şimdi başka örnek iller üzerinden gidip Bursa’ya geleceğim.
Asfalt güzelse, yollar kaymak gibiyse, korkmayın uzun sürmez Bursa’ya dönüşüm.
Başkent Ankara…
Pek çok kez gittiğim, şoför olarak direksiyona geçtiğim de oldu taksiyle gezdiğim de oldu Ankara’da… Ama bir tane yamalı yol, cadde görmedim. Varsa Ankaralılar DM atabilir.
Tertemiz yollar, oh ne güzel vallahi. Gün boyu gezesi gelir insanın böyle yolda.
İstanbul…
Metropolll, ekonominin kalbinin attığı devasa bir şehir.
Her gidişimde yeni açılmış bir yol görünce, arabayı sağa çekip ağlıyorum. Yoldan geçenler merakla bakıyor ama anlatamıyorum neden ağladığımı.
Ankara başka, İstanbul başka…
Peki Eskişehir?
Trafik problemi yavaş yavaş kendini göstermeye başlayan bu güzel ilimizde de çok araç kullandığım olmuştur. Hatırladığım bizdeki gibi ‘köstebek yuvası’ yollar yoktu.
İzmir….
Cennetten bir köşe.
Turizmin başkentlerinden biri.
Seneler evvel ilk kez İzmir’e araçla gitmiş, Çeşme otobanına girmişim.
Bir de ne göreyim!
Aman Allah’ım, böyle bir otoban, böyle bir yol yok. Gecesi ayrı güzel, gündüzü ayrı. Hiç bitmesin istedim bu yolculuğun. Ama her güzel şey gibi bitti tabii.
Gaziantep…
Bambaşka bir şehir.
Keşke çok daha erken gidip görseydim dediğim illerden bir tanesi. İldeki tüm paydaşların birlikte hareket etme konusu gerçekten imrenilecek bir hadise. Hal böyleyken yolların kötü olma olasılığını bence düşünmeyelim bile.
Döndük tekrar sanayinin başkenti Bursamıza.
İster Ankara yolundan gir, ister İstanbul yolundan, ister İzmir’den gel, istersen denizden. Geldiğiniz her yerde, gezdiğiniz her yerde illallah dedirtecek kadar kötü yol var şehrin her yerinde.
Pandemi zamanını mumla arar mı bir insan? Ben arıyorum.
Nedeni çok basit.
Herkes evde. Her yer kapalı. Trafik sakin, yollar bomboş denecek türden.
Belediyelerimiz -kimilerine göre asli vazifesi olan- asfalt haberleri servis ediyordu hemen hemen her gün. Gözümüz de bayram ediyordu yolların yenilendiğini görünce, arabalarımız da.
Pandemi uzun sürdü a, asfalt yenileme mesaisi ise kısa.
Geleyim sözün özüne.
İlgilileri kimdir bilemiyorum. Bu yazı onlara bir şekilde ulaşırsa şu şehrin sokaklarında Allah rızası için bir arabanın direksiyonuna geçsinler. Hiçbir şeye ihtiyaç kalmayacak, ne demek istediğimi net anlayacaklar.
Şu yukarıda yazdıklarım da laf-ı güzaf olarak burada duracak.
Son söz…
Her çukura girdiğimde ya arabam bilmem kaç milyonluk olsaydı diye üzülüyorken, aklıma olmadığı geliyor da rahatlatıyor.
Şaka şaka…
Hadi bize acımıyorlar, o milyonluk arabalara yazık.