enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhpyatırımemlakinşaatyapı yatırımgayrimenkul
DOLAR
47,5384
EURO
54,8269
ALTIN
6.206,96
BIST
13.449,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Parçalı Bulutlu
31°C
Bursa
31°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
32°C
Çarşamba Açık
34°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
33°C
Cuma Az Bulutlu
32°C
cancan1

KARAYOLUNUN TARİHSEL GELİŞİMİ

17.03.2022 15:02
224
A+
A-
Yazı: İnşaat Mühendisi Çaylan Alkan

Ulaşım, tarihin ilk dönemlerinden günümüze kadar olan süreçte insanların en önemli faaliyetlerinden biri olmuştur. Bu ulaşım faaliyeti karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu ve boru hatları gibi çeşitli ulaşım sistemleri ile gerçekleşir Tekerleğin icadıyla başlayan ulaşım ve ulaştırma faaliyetleri günümüzde uçak ve hızlı trenlerin kullanıma girmesiyle zaman ve uzaklık kavramlarını en aza indirmiştir. Ulaştırma sektörü, ekonomik kaynakların değerlendirilmesi, diğer ülkeler ile bağlantının sağlanabilmesi, mal akışlarını düzenlemesi ve bu sürecin sürekliliğini sağlaması, yeni yerleşim sahalarının kurulması, mevcut yerleşim sahalarının gelişmesi ve diğer sektörlerle ilişkilerinden dolayı istihdam yaratması gibi nedenlerden dolayı ekonomik büyüme açısından önem arz etmektedir.

Türkiye’de ulaşım faaliyetleri diğer ülkelerde olduğu gibi doğal ve beşerî coğrafya özelliklerinin etkisinde kalarak gelişmiştir. Türkiye’nin jeomorfolojik özellikleri, başta karayolu güzergâhlarının belirlenmesi olmak üzere diğer ulaşım sektörlerinde de önemli rol oynamıştır. Karayolu ulaşımı 1950’li yıllardan itibaren uygulanan ulaşım politikasının gereği hızlı bir şekilde gelişme göstermiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında en önemli ulaşım sistemi olan demiryolu ise ihmal edilmiştir. Son yıllarda yapılan bazı yatırımlar ve projeler (yüksek hızlı tren vb.) ile demiryolu ulaşımında bir hareketlilik görülmektedir.

1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti ilan edildiğinde; ulusal sınırlarımız içinde, 13.900 km’si stabilize şose ve 4.450 km’si toprak olmak üzere, toplam 18.350 km yol ve 94 adet köprü vardır. 1923-1947 yılları arasında yapılan çalışmalar sonucunda, karayolu uzunluğu 43.743 km’ye ulaşmıştır. 1950 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü’nün kurulması ve  “Tekerlek Dönsün” ilkesiyle mevcut yolların bakım ve onarım çalışmaların yürüten Kurum, aynı zamanda ana güzergâhlarda yeni yolların yapımına öncelik vermiştir. Bu çalışmalarla 1960’lı yıllarda 60 bin kilometrelik bir karayolu ağı ortaya çıkarılmış, 1960-1970 yılları arasında ise asfalt kaplamalı yol ağının genişletilmesi hedefi öne çıkmıştır. 1970’li yıllarda yüksek standartlı, çok şeritli ekspres yollar ve otoyolların yapımı gündeme gelmiştir.1980’li yıllarda ise, yüksek standartlı otoyolların yapımına ağırlık verilerek erişilebilirlik hedefli karayolu çalışmalarının yanı sıra otoyol hamlesi başlatılmıştır. 2003 yılı başında ise, ülkemizin öncelikleri tespit edilerek, bölünmüş yol çalışmalarına hız verilmiştir. Devam eden bölünmüş yol çalışmaları sonucunda, 1 Mayıs 2021 itibarıyla bölünmüş yol uzunluğu 28.215 kilometreye ulaşmıştır. 2021 Eylül ayı itibarıyla 3.532 kilometresi otoyol olmak üzere toplam 68.588 kilometre yol ağına sahip olmakla beraber​ halen çalışmalar devam etmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları
21.01.2022 15:37
24.06.2024 16:08
17.03.2022 15:05
17.03.2022 14:56
REKLAM ALANI